RÖPORTAJ Melis Danişmend

AZRA’NIN ‘UYANIŞ’ KİTABI

Filmler, diziler, kampanyalar yolda ama Azra Akın’ın hayatında bambaşka bir yenilik var: Kendisi.

Bazı insanlar kaç yaşına gelirlerse gelsinler, çocukluk yılları yüzlerinden okunuyor. Azra Akın da o isimlerden biri. Tescilli bir dünya güzeli evet, ama aynı zamanda sanki beş yaşındaki gülümsemesini yüzünde hep muhafaza etmiş gibi.

fotoğraf emre güven moda editörü nazlı alaca

Model ve oyuncu olmasaydın güzel sanatlara mı yönelirdin sence?
Akademiye gitmeyi düşünüyordum. Kreatif bir insanım. Kendimi o şekilde ifade etmek istediğimi anlamıştım. Bir taraftan da film izlerken, ‘Azra!’ derlerdi, duymazdım bile. Filmdeki o karakter olmak isterdim. Oyunculuk anlamında demiyorum sadece. Biri uçuyor mu, ben de uçmak isterdim. Oyunculuk çok zor bir meslek. Bir süredir bu konuda yenilenmek istediğimi fark ettim. Nasıl başlamıştım ben bu mesleğe? 2004’te bir film ve diziyle. Çok heyecanla, naif bir şekilde girdim. Ama sonra mesleğin içinde başka şeyler de yaşamaya başladım. Heyecanımı olumsuz etkileyen şeyler.

Ne gibi?
İnsan çok acımasız olaylarla karşılaşabiliyor. Bu sektörde insanlar birbirini çok fazla desteklemiyor. Herkes acayip hırslı, birbirini çekememezlik de var. Ben çok başka bir yerden geldim. Büyüdüğüm ortam tamamen birbirini destekleyen, herkese ‘unique’ olduğunu hissettiren, bunu kutlayan bir çevreydi. Birbirini aşağı çekmeye çalışan bir çevreye girip bu mesleği yapmak kolay değil. Üzüntü ve hayal kırıklığı yaşayabiliyorsun. Hep uyum sağlamaya çalıştım. Her şeyi bırakıp gidebilirdim ama benim içimde bir savaşçı var. Hollanda’ya geri dönebilirdim ama pes etmedim.

all-magazine-azra-akin4

Pes etmesen de kırıldın mı?
Ben Türk’üm, burası benim ülkem. Ama tabii ki burada büyümediğim için her şeye iki günde alışamadım. İnsan ilişkileri, düşünce tarzları, özellikle profesyonel ortamlar bambaşka. 16 yaşından beri modellikten gelen bir profesyonelliğe sahiptim. Belki de fazla sahiptim çünkü dünyayı dolaşarak çalıştım, herkesin işine her zaman saygı duydum. Dizi setinde çay getiren kişiye de, yönetmenime, oyuncu arkadaşlarıma ve ışıkçıya da aynı şekilde saygı duydum. Benim için eşitlik değeri çok yüksek olduğundan bazen şaşırdım. Çünkü benden başka türlü bir davranış beklendi.

Nasıl bir davranış?
Çok daha burnu havada, ‘diva’, umursamaz biri. Ben umursamaz değilim. Bir dünya güzeli mutlaka böyle mi olmak zorunda? Hayır. Ama böyle olduğun vakit burada insanlar sana saygı duymaya başlıyor. Ama o gerçek bir saygı değil. Ben, ‘Azra kardeşinle ne güzel bir şey paylaştın,’ ya da, ‘Ne güzel resim yaptın,’ diyerek kutlandım. ‘Ne güzelsin,’ diyerek değil. Tabii ki çocuğuna, ‘Ne güzelsin,’ dersin ama benim özgüvenim özelliklerimin kutlanmasından geliyor. Kendimi daha fazla göstermeye ihtiyacım yok ki. Bunları şikayet ederek, ‘Ne zor şeyler yaşadım,’ diye söylemiyorum. Hepsi çok kıymetli deneyimler. Beni güçlendiren şeyler. Arkamdan konuşulmadı mı? Çok konuşuldu. Şaşırıyordum. Anladım ki insanlar o kadar da iyi niyetli değil. Son 10 sene içinde bunların hepsini öğrendim. Aslında biliyordum, hissediyordum ama görmezden gelmeye çalıştım çünkü o dünya bana acı geliyordu.

O zaman acı çektiğin vakit çok derinlemesine yaşıyorsun belli ki…
Evet. Çok derinlemesine yaşadım. Bir sürü şeye izin vermişim. Değer verdiğim için, sevdiğim için. Bu benim iş yaşamım da olabilir, özel hayatım da. Ama şunu da gördüm: Ne kadar güzel sevebiliyormuşum. Hem insanları, hem çalıştığım ortamı, hem arkadaşlarımı sonuna kadar sevebiliyormuşum. Ha acı çekmedim mi, tuzağa düşmedim mi, bana yalan söylenmedi mi? Evet hepsi oldu, olsun. Sonunda kendimi sevmeyi öğrendim. Benim için en kıymetli olan bu. Hayatta ne istemediğimi, daha çok neyi istediğimi biliyorum şimdi. Sınır koymayı, kendime değer vermeyi öğrendim. Geçmişe, hayatıma giren, çıkan herkese saygım var. Hepsi bana bir şey kattı. Herkese teşekkür ediyorum bunun için (gülüyor).

Geçmişle hesaplaşmış gibi görünüyorsun.
Evet. Mutluluk en önemli şey hayatımda. Artık uyandım.

Seni en çok mutlu eden şey nedir şu an?
Sevgi. Karşılıklı. Ve çalışmak, yaratmak. İnsanlarla bir şeyler paylaşabilmek, onları dinlemek, yeni şeyler duymak. Hayatı dolu dolu yaşayamamaktan korkuyorum. Hiçbir şey bizden daha değerli değil. Bunu zamanla, derslerle anlıyoruz. Fedakarlık yapmak iyi güzel ama kendini de unutmamak lazım. Sen mutluysan o ışığı yaratabilirsin. Ben başkaları için faydalı olmak istiyorum. Bu his çocukluktan başladı bende. İnanıyorum ki dünya güzeli seçilmemin sebebi de bu. O yaşta dünyayı gezip odak noktasının kendimden başkalarına nasıl geçirilebileceğini öğrendim. En önemli şeyin kendin olmadığını görüyorsun. Evet ben güzelliğimle de seçildim ama esasen özelliklerimle seçildim. Bunları yapabilmek için insan sevgisine sahip olmanız lazım. Ben insanları çok seviyorum. Evet belki bazen o konuda biraz acı çekmiş olabiliriz ama o kadar da önemli değil (gülüyor). Ben insanları, doğayı, hayvanları sevmeye devam edeceğim.

saç ibrahim zengin / no.21
makyaj ali rıza özdemir / l’oréal paris make up designer
fotoğraf asistanları hasan karaarslan, tuna aydınlıoğlu
moda editörü asistanı tuğçe bahçivangil saç asistanı livan yıldızay
makyaj asistanı serkan parmaksızoğlu

Pageskin Top
Pageskin Left
Pageskin Right