MODA ZOOM ÜNLÜLER İpek Özcan

DAİMA PARTİYE HAZIR

Siz de bizim gibi Ayşe Boyner’in sıkı takipçilerinden biriyseniz, gardırobunu da merak ediyorsunuzdur eminiz.

Kendine has biri Ayşe Boyner. Tavrı, duruşu bildiğimiz ‘it girl’lerin dışında. Ailesinden dolayı modayla iç içe büyümüş. Üstelik Boyner için yaptığı seçimlerle ortaya çıkan ‘Boyner Fresh’ koleksiyonuyla başka türlü bir moda heyecanı yaşıyor. Giydiklerini çoğu zaman sosyal medyadan paylaşıyor, ama bu tabiri caizse bizim adımıza ‘ağzımıza bir parmak bal çalmak’ gibi oluyor. Ne zaman baksak, doğal görünüyor, ne saçları abartılı ne de makyajı. Giydiği ışıltılı bir parça onun üzerinde gözümüze batmıyor. Bazen de en sade tişörtü bile acayip cool gösteriyor.

all-magazine-ayse-boyner-gardırop5

Öncelikle şu sıralar iş anlamında gündeminizde neler var? Vaktinizi hangi proje ya da projeler alıyor?

En çok vaktimi Boyner Fresh alıyor. Boyner Fresh satın almaları hiç bitmiyor, çünkü çoğu markanın satın alması 5 ay önceden değil de sürekli yapılıyor. Bir ay öncesine kadar hala kış ürünlerinin satın almasını yapıyordum mesela. Kısacası ‘fast fashion’ dedikleri şey söz konusu; şimdi seç, iki aya mağazada olsun.

İş anlamındaki bağınızın yanı sıra özel hayatınızda modayla aranız nasıl?
Ben ve kız kardeşlerim çok şanslıyız. Bir sürü kızın rüyasını yaşıyor olabiliriz. Babamız tarafından, kıyafetlerin içine doğmuşuz. Annemiz de B-Point markasıyla dünyanın en güzel takılarını tasarlıyor. Kıyafetleri çok seviyorum. Çok farklı tarzda kıyafeti seven biriyim, tek bir tarza bağlı değilim. O yüzden moda benim için çok zevkli ve belki uçsuz bucaksız bir alan diyebilirim. Bu yüzden de Boyner Fresh projesinden çok zevk alıyorum.

Gardırobunuzu karıştırmamıza izin verseniz, en çok hangi parçalar karşımıza çıkar? Mesela bir modelin farklı renklerini görebilir miyiz?
Bebe yakalı, sivri yakalı, fiyonklu, desenli… Çeşit çeşit gömlek vardır dolabımda. Renk renk vegan kürkler de! En sevdiğim Little White Lies’ın pembe kocaman kürkü. Çok fazla dik yakalı kazağım var. Özellikle de beyaz olanları çok seviyorum. Bunları bazen elbiselerin içine, bazen de tek başlarına giyiyorum. Bir de bir sürü salopetim var. Deri, denim, kısa, uzun…

Gündüzden geceye geçebilen biri misiniz? Yoksa gece bir yere gitmeden önce mutlaka
eve uğrayıp hazırlanır mısınız?
Gündüzden geceye! Gündüzleri pek topuklu giymem o yüzden arada bir ayakkabı değişikliği yaparım tabii. Vaktim varsa eve uğramayı tabii ki tercih ederim. Gece giyerim diye aldığım güzel kıyafetlerim var. Onları giymezsem yazık olur diye düşünüp koşturabiliyorum eve bazen.

all-magazine-ayse-boyner-gardırop4

Favori marka ve tasarımcılarınız kimler? Bunların hepsine kendi hayatınızda yer verir misiniz, yoksa içlerinde çok beğenmenize rağmen kendi adınıza
cesaret edemedikleriniz var mıdır?
En sevdiğim lüks markalar Yves Saint Lauren, Valentino ve Dolce&Gabbana. Bu markalardan bir şeyler aldığımda, çocuklarım da bunları giyer diye düşünerek alıyorum. Ama en çok daha rahat kullanabileceğim, daha ulaşılabilir olanları alıyorum. Önceleri yurtdışından alırdım böyle ürünleri çünkü aradığımı Türkiye’de bulamazdım. Artık buradan alıyorum. En sevdiğim markalar Dahlia, Sister Jane, Glamorous ve Little White Lies.

Yeni yıl yaklaşırken, bu yılbaşı gecesi için hayalinizdeki kombin nedir?
Çok süslü parçalarla az süslüleri birleştirmeyi seviyorum. Payetli bir etekle siyah bir dik yakalı giyebilirim mesela. Ya da gerçek bir kokoş gibi, siyah uzun dantel bir elbise giyebilirim. Eskiden payete dokunmayan ben, şimdi payet hastası oldum. Mesela yakında Boyner Fresh’e gelecek Minkpink’in mavi payetli mini bir elbisesi var. En çok aklımda olan o, şimdi heyecanla kendisini bekliyorum.

fotoğraf toprak özgen