MODA ZOOM allmagazine

SONAY ONUR’UN DOLABINDA NELER VAR?

bonprix Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Sonay Onur'u evinde ziyaret ettik ve aksesuarları arasında eğlenceli bir keşfe çıktık.

Almanya’da okurken 14 yaşında iş hayatına atılan ve o zamandan beri kariyerine odaklanan bonprix Türkiye Satış ve Pazarlama Müdürü Sonay Onur, moda sektöründe çalışan biri olarak tahmin edersiniz ki günün her saati alışverişle iç içe.

bonprix bünyesine katılmanız nasıl oldu, neler yapıyorsunuz?

EticaretMag haber sitesinde, e-ticaret sektöründe lider markalarla çeşitli haberler yapıyorduk. bonprix Genel Müdürü Thomas Carroux ile bu dönemde tanıştım. Türkiye’ye her geldiğinde mutlaka bir araya gelip sektör hakkındaki görüşlerimizi paylaşıyorduk. bonprix’yi Türkiye’de daha çok tanıtmak ve büyütmekle ilgili sohbetlerimiz de oluyordu. Birden kendimi işin içinde buluverdim. Alman şirketi olması, kendimi markaya daha da yakın hissetmemi sağladı. Şu an bonprix’de satış ve pazarlamadan sorumluyum ama her ay Almanya’ya yaptığım seyahatlerim, beni pazarlama dışında yer alan birçok konuya da dahil etti.

Mesleğiniz gereği modayla iç içesiniz. Alışverişle aranız nasıl?

Her kadın gibi ben de alışverişe çok düşkünüm. Özellikle sektör araştırmaları yaparken yeni trendleri çok daha yakından takip ediyorum. İnternetten alışveriş yapmayı çok seviyorum hatta mobil çalıştığım için, kargo yetkilileri evde bulamadıkları zaman alternatif teslim noktaları buluyor benim için.

En çok nerelerden alışveriş yaparsınız?

Kendini her gün yenileyen bir markada çalıştığım için, bonprix Fast Fashion koleksiyonu çıktığı an, hemen favori modellerimi belirliyorum. Zara’da her zaman kendime uygun parçalar bulabiliyorum. Almanya’ya gittiğim zaman mutlaka Peek&Cloppenburg mağazasına uğrarım. Asos’tan sık sık sipariş veririm. Aksesuar alışverişinde ise, Ruvre’nin özel tasarım ve her biri sadece tek üretilen takılarına hayranım.

Evinizde antikaya olan düşkünlüğünüz göze çarpıyor. Nerelerden, ne tarz parçalar alıyorsunuz?

Yaşanmışlık hissini çok seviyorum. Bence bunun enerjisi ortama yansıyor. Özellikle rustik tarzı kendime yakın buluyorum. Büyük mobilyalar için Çukurcuma’dan, daha gizli köşelerde kalmış dükkanlardan alışveriş yapıyorum. İstediğim şekilde restore ettiriyorum ama minimum seviyede dokunuyorum. En son eski bir merdivenden kitaplık yaptım.

Gardırobunuza en son neler eklediniz?

Almanya’dan Mansur Gavriel çantamı aldım. Markanın sade çizgisinde kendimi buluyorum. Her modelini aldım şimdiye kadar. İtalya seyahatimde el yapımı güneş gözlüğü aldım. Güneş gözlüğüne karşı ayrı bir zaafım var. Ayakkabı söz konusu olunca her kadın gibi benim için de akan sular duruyor. Almanya’ya gittiğimde mutlaka uğradığım Tamaris’in tüm tasarımları çok rahat. En son gittiğimde yine alışveriş yapmadan edemedim.

Favori renkleriniz neler?

Gardırobumda her renk kıyafet bulmak mümkün. Göze çarpan renklerden korkmam, yeni trendleri takip ederim. Özellikle turuncu rengini yaz aylarında çok seviyorum. Toprak tonlarını da sıklıkla kullanıyorum.

En sevdiğiniz alışveriş arkadaşınız kim?

Tek başıma, hızlıca alışveriş yapmayı seviyorum. Genellikle denemeden alırım kıyafetlerimi. İnternetten alışverişi daha çok tercih ediyorum.

Yeni sezonda neler almayı planlıyorsunuz?

Retro ayakkabıları çok seviyorum. Özellikle diz boyu rahat elbiselerin altında çok güzel duruyorlar. Clarks’ın küçük topuklu modellerinden mutlaka bir tane edineceğim.

Gardırobunuzun en değerli parçası nedir?

Kıyafetlere çok bağlı değilim. Her sezon gardırobumu temizler ve yenilerim. Bununla birlikte, gardırobumun en eski parçalarından biri olan taba rengi trençkotumu üniversite döneminde Almanya’dan almıştım ve hala giyiyorum.

bonprix dünyasını keşfetmek için buraya tıklayın!