MODA ZOOM İpek Özcan

KESİNLİKLE VALLI!

Giambattista Valli; fırfırları, kat kat etekleri, canlı renkleri bir araya getirirken abartısız ve asil bir görünüm yaratma konusunda bir dahi!

all-magazine-giambattista-valli-2016portre

Her sene birkaç gecemizi, uğruna uykusuz geçirdiğimiz ödül törenleri vardır. Bu törenlerde aslında ödüllerden çok kırmızı halının galiplerini merakla beklediğimizi artık itiraf etmenin zamanı geldi. Kim hangi moda tasarımcısını tercih etmiş, hangi rengi seçmiş? Kim tuvaletinin içinde devleşmiş, kim tercih ettiği tasarımın hakkını vermiş? Ancak bu ödül törenlerinde tüm dikkatimizi üzerinde toplamayı başaran, kemikleşmiş sorularımızı bile unutturan bir Giambattista Valli tasarımı mutlaka vardır. Bazen kat kat fırfırlarıyla, bazen gözünüzü alamadığınız neon rengiyle, bazen de üç boyutlu çiçekleriyle ‘Ben Valli’yim,’ diyen bir tuvalet…

İtalya’nın en büyülü şehirlerinden biri olan Roma’da doğan ve büyüyen Valli, Saint Martins’den mezun olduktan sonra Roberto Capucci’nin yanında çalışmaya başlayarak hayallerine bir adım daha yaklaştı. Capucci’nin yanındaki iki senelik tecrübeden sonra Fendi’nin tasarım ekibine dahil olan Valli’nin hayatı Emanuel Ungaro ile tanışmasıyla tamamen değişti. En büyük iki hayalini gerçekleştirerek, Paris’e taşındı ve Haute Couture tasarlamaya başladı. Ungaro’nun alt markası ‘Fever’in kreatif direktörlüğünü yürüten Valli 2005 yılında artık kendi markasıyla yoluna devam etmeye karar verdi ve ilk defilesini Paris’te yaptı. İlk Haute Couture koleksiyonunu görücüye çıkarmak içinse 2011 yılına kadar bekledi. 4-5 senedir de Moncler’in de aralarında bulunduğu global markalara hazırladığı özel koleksiyonlarla ön planda. Antonioni’nin filmleri, Yves Saint Laurent’in modası en büyük ilham kaynaklarıydı. Bu ilhamla çıktığı yolda emin adımlarla ilerleyen, hayallerine sıkı sıkı tutunan ve hep çok çalışan biri oldu. İşte bu yüzden gerçek bir marka, gerçek bir imza ve gerçek bir stil yarattı.

all-magazine-giambattista-valli-moncler

HER ŞEY MONCLER İÇİN

Önemli ve büyük iki markanın bir araya gelerek güçlerini birleştirmesine artık moda dünyasında sıkça rastlanıyor. Her defasında bu farklı işbirlikleri sizin için de birer mutluluk sebebi olmuyor mu? Kalp ritmimizi değiştiren sürprizlerle dolu işbirliklerinden biri de Giambattista Valli-Moncler dostluğu. Bu dostluk sonucu ortaya çıkan ‘Gamme Rouge’ koleksiyonu Moncler’in sportif kimliğini Valli’nin tutkulu renk ve kıvrımlarıyla birlikte sunuyor.

all-magazine-giambattista-valli-frontrow

DEFİLEDE EĞLENMEK

Koleksiyonlarının dinamizmini ve enerjisini, hazırladığı şovlara da başarıyla yansıtan Valli’nin defileleri de tasarımları gibi renkli oluyor haliyle. Tasarımcının elinden çıkan fırfırların, kat kat eteklerin neşesi, backstage’e de, izleyicilere de geçiyor haliyle. O büyüleyici, gösterişli kıyafetlerin içinde kendilerini bambaşka bir dünyada hisseden modeller, bu büyüleyici dünyaya en ön sıradan katılan Valli hayranları… Anna Dello Russo, Elena Perminova ve Jessica Alba, Giambattista Valli defilelerinde en ön sırayı kimseye kaptırmıyorlar.

all-magazine-giambattista-valli-hc2016-2

VALLI Mİ O?

Metrelerce uzaktan bile fark edilen Valli tasarımlarını kırmızı halıda görünce tanımamak mümkün mü! Acabasız, belkisiz, kesin bir karar vermenizi sağlar Giambattista Valli’nin kırmızı halı kahramanları. Hanginiz Rihanna’nın pembe tuvaletini görünce Valli dışında başka bir tasarımcıyı hayal ettiniz? Ya da Natalie Portman’ın üç boyutlu çiçeklerini başka bir tasarımcıya yakıştırdınız? Özetle “Kimin tasarımı bu,” diye düşündürmeyen, “Ben buradayım,” diye bağıran kırmızı halının baş rol oyuncuları hep Giambattista Valli’nin elinden çıkıyor.