MODA HABER Öykü Akdaş

“İNTERNETTEN ÖNCE DE HAYATTAYDIM YANİ FARKINDAYIM…”

Son dönemin bizce en cool sokak modası fotoğrafçısı Adam Katz Sinding, markaların ve yüksek moda ahalisinin değil, sahici olanın peşinde.

Le21éme’in kurucusu gözü, kulağı, her şeyi Adam Katz Sinding, San Francisco doğumlu bir sokak fotoğrafçısı. Aslında tam olarak kendi seçtiği kelimelerle, utangaç, asosyal ve tavır aşığı bir “an” avcısı. Saniyeler içinde bir aşktan diğerini kamerasına hapseden Adam’la, Skype üzerinden yüz yüze konuşabilmek için, yaklaşık kırk beş dakika harcadık ve başarısız olduk. Ve sonra, neredeyse iş toplantılarımız bile yaptığımız Whatsapp üzerinden, detaylar, paylaşımlar, sunumlar, mizaçlar, ilhamlar ve  yakalanamamış kareler üzerine oldukça samimi bir röportaj gerçekleştirdik. Yeri geldi markalara kızdık, yeri geldi -off the record- diğer sokak fotoğrafçılarına çemkirdik. Adam yakalamak istediği bir kare için sokaklarda koşarken kan, ter ve gözyaşı dolu anılar biriktirdiğini anlattı. Kendisinin de belirttiği üzere “herkesin, herkesi aynı şekilde, aynı açılardan çektiği bir dünyada” ortaya koyduğu farklılık, bugün Amerika ve Avrupa’nın önde gelen dergilerinin sayfalarında da açıkça görülüyor.

 

Le21éme bloğunun altındaki yazı nedir? “Bu bir sokak modası bloğu DEĞİLDİR.” Neden “değildir” kısmının altını çizme ihtiyacı duydun?

Dürüst olmak gerekirse bu bir şaka olarak başladı insanların giydiklerinden çok, o anki atmosfere yoğunlaştığım için; ya da en azından amacım bunu yapmaktı. O zamanlarda benim yaptığımı yapan birçok insan vardı ve yaptığım şeyin herkesin ortaya koyduğundan daha farklı durmasını istedim. şu an ise bunu yapan binlerce insan var ve çoğu insanları, aynı açılardan çekiyor. Ben biraz daha farklı hikayeler yakalama peşindeyim.

 

Detayların fotoğrafçılar için ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Peki trendler ve detaylar ikilemi senin karelerinde belli bir önem taşıyor mu?

Trendleri pek takip etmiyorum. Sokakta çoğu insanın giydiği belli markalar var tabii ki, herkes bu aralar Vetements ve Gosha Rubchinsky giyiyor mesela. Evet benim de bir markayı diğerinden daha çok beğendiğim oluyor fakat insanlar› fotoğraflarken “Bu sene denim on denim çok moda, buna odaklanmalıyım!” demiyorum. Çünkü bu beni önümden geçen başka bir güzel şeyi yakalamaktan alıkoyar. Benim kimseye ne giyeceğini söylememe gerek yok ki, bu benim işim değil. Evet başkalarının ne giydiğine bakarak ilham alınabilir fakat o tarzın seninkini dikte etmesine gerek yok. Benim en favori karemde bir jean üzerinde bir tişört olabilir ama o karede öyle bir tav›r olur ki, bu beni fotoğrafa aşık eden şey işte! Bence burada önemli olan kombinlerden ve markalardan ziyade subjenin kimliği.

 

Kısa bir süre önce bloğunda yaptığın değişikliği fark ettim. Eskiden tek tek paylaşıyordun şimdi başlıklar altında klasörler oluşturuyorsun. Bu dosyalama sistemi işini ve sunum şeklini nasıl etkiledi?

“Tamam artık hayatımın sonuna kadar bu işi yapacağım,” dediğim anda herşeyi her gün parça parça paylaşmak yerine bunları dosyalar halinde koymam gerektiğini düşündüm. Fakat asıl sebebi daha çok moda haftasına katılmaya başladıkça paylaşmak istediğim her fotoğrafı tek tek göstermek için yeterli zaman olmadığını fark ettim. Daha çok bir gazete gibi yapmak istedim aslında ama fark etmişsindir her bir fotoğrafın üzerine tıkladığında yine eskiden olduğu gibi fotoğrafı tam ekran görebiliyorsun.

 

Son zamanlarda paylaştığın fotoğraflarda çokça portre var. Bunun özel bir sebebi var mı?

Oldukça yerinde bir soru çünkü bence bir önceki sorunun cevabını bu sorunun cevabında bulacaksın. Bu işi 5 yıldır yapıyorum ve daha önce hiç portre paylaşamıyordum çünkü portre bütün bir sayfayı tam ekran kaplıyordu. Le21éme’in yeni tasar›m›n›n ise dik paylaşımları destekler bir yap›s› var daha önce portre ve diğer dik kareler gereğinden fazla büyük duruyordu.

 

Şu sadece gözlerinin gördünüğü selfie oyunun nasıl başladı biraz ondan bahseder misin?

Belki de o güne kadar alacağım en büyük reklam işinin görüşmesine giderken Milano’daydım. Görüşmeye giderken çok heyecanlı ve oldukça gergindim. Duomo’ya yakın bir otelde kalıyordum ve moda haftası dönemi değildi, ben de Duomo’nun önünde çekeceğim bir fotoğrafla insanlar burada olduğumu bilsin istedim. O güne kadar kimsenin benim neye benzediğime dair en ufak bir fikri yoktu ya da kocaman bir sakalım olduğundan. İnsanların “Sakal›n ne kadar uzun! Ne zamandan beri uzat›yorsun?” sorular› da beni o kadar s›k›yor ki! Bende sakal›m› görmesinler diye selfie’yi yalnız gözlerim görünecek; sakal›m belli olmayacak şekilde kadrajladım. Ondan sonra da “Gittiğimiz her şehirde bundan böyle bunu yapacağım,” dedim.

 

Yakalamayı çok istediğin ama asla beceremediğin zaman zaman aklına gelen bir kare var mı? Çekemediğin o fotoğraf gözlerimizin önünde belirsin istedim.

Bir kare mi?! O kadar çok var ki! Yaptığım işte oldukça dinamik ve hızlı olmak gerekiyor. Bazen son sürat koşuyoruz, bazen kendimizi yerlere atıyoruz, insanların peşine düşüp yola atlıyoruz… Geçen sezon yalnızca bir moda haftası gününü kaçırdım çünkü Paris’teyken çok hastaydım ve başka insanların çektiği kareleri görmek beni daha da hasta etti! Bütün vücudum kasılmıştı ve çok yorgundum ama yine de sokağa çıkmalıydım. Favorilerimin başında gelen İsviçreli bir stilist şuan hangisi olduğunu hatırlayamadığım bir defileden çıktı Ben de onu gördüğüm anda peşinden koşmaya başladım. Tam fotoğrafını çekecekken bir anda yere yuvarlandım çünkü resmen ağrıdan eklemlerim uyuşmuştu! Yirmi saniye içinde ise ayaklanmış peşinden koşmaya devam ediyordum. O sırada bir kare yakaladım fakat ekrandaki görüntü beni korkunç bir hayal kırıklığına uğrattı. Fotoğrafta ayağı kesilmişti ki böyle bir kareyi asla kullanamam.

 

Son olarak şu anda seni en çok mutlu edecek gelişme ne olurdu?

Sana bir görüşmem olduğundan bahsetmiştim ya, o bir ihtimal basacağımız kitap ile ilgiliydi, sanırım şu anda beni en çok mutlu edecek gelişme bu olurdu! Maddi anlamda değil tabii ki işinin önüne düzenli bir şekilde serilmesinin manevi değeri gibi.

 

Yani hala basılı şeylere inanıyorsun öyle mi?

Kesinlikle! İnternetten önce de hayattaydım, durumun farkındayım yani.

 

 

“I WAS ALIVE BEFORE THE INTERNET”

Le21éme’s everything and more, photographer Adam Katz Sinding was born in San Francisco. He defines himself as a shy and antisocial attitude admirer; but you simply can call him a moment catcher! We spent almost 45 minutes to try to talk on Skype, it didn’t work out very well. Although we didn’t loose the hope! A Whatsapp call is always there when you need it, right? We talked about inspirations, sharing and “untaken” photos. He told me how much he has to suffer for a photo. And after on Instagram how you just double tap, like it and scroll over. In a world where everybody takes photos of same people from the same angle, the difference he reveals seems already caught the attention of America and Europe’s leading magazines.

 

ALL: Why is the tagline of your site; “This is NOT a street style blog”?

To be honest, this started as a joke! Rather than focusing on clothes, atmosphere was more important for me or at least this is what I was trying to do. There were hundreds of people doing the same thing I do when I first started. So I wanted them to put my work on another stage on their minds. Now there are thousands of people who take photos of same people, from the same angle every time. I’m more into catching different stories.

 

ALL: I know how important details are for a photographer. Do you care about catching the dilemma of trends and details in your shots?

I’m not a huge trend follower. I see people wearing some certain brands on the streets of course, such as Vetements and Gosha Rubchinsky. I also like one brand more than the other but when I’m photographing someone I don’t have such thoughts like “denim on denim is so trendy, I need to focus on it!” I think that state of mind would stop me catching something great. Also I don’t need to tell anyone what to wear, it is not my job. Yes, you can get style inspirations from other people on the street but their style shouldn’t dictate yours. There could be only a jean and a white t-shirt in my favorite shot but the attitude in that photo can make me fall in love with it! I think the most important thing here is that rather than what to wear with what or what brand you are   wearing; it is the poser’s identity.

 

ALL: You did some changes with your website recently. Before you were posting one by one, now you open folders. How did this new presentation affected the way you work?

When I got to that point where I was sure that I was going to do this as a job for the rest of my life, I thought it was better for me to put them in separate folders! Honestly, the real reason behind it is that now I attend more fashion weeks than I used to. So there is not enough time for me to show them all. That’s why I wanted to build a newspaper structure but still when you click on the photos you can see them like you used to, full screen.

 

ALL: Lately, you’ve been posting so many portraits. Why now?

That’s a really fair question because your answer is at your previous question’s answer. I’m doing this for 5 years now and I couldn’t share any of my portraits before. You know why? Because of the web site’s old layout but the new design supports vertical posts as well. So they won’t look bigger than it should.

 

ALL: How did your selfie game started and what is the story behind it?

I was in Milan for a meeting and it was a huge deal for me, maybe the biggest advertisement project I got till that day. I was really nervous and excited on my way to our meeting point. My hotel was close to Duomo and it was not fashion week time. I wanted people to know that I’m in Milan so I took a selfie right in front of Duomo Cathedral. Back then no one, ever had an idea about what I really looked like or that I had a huge beard. I hate when people ask about my beard it bores me like hell! After that I decided to do this at every city I go.

 

ALL: Is there a moment that you couldn’t catch? I want to imagine what your untaken photos look like.

Just one?! Come on, there are plenty of them! The thing I do, you need to be really dynamic and fast. Sometimes we run till we die or throw ourselves on the driveway. Last season I only skip one day of work and it was during Paris Fashion Week. I was as sick as a dog and seeing what other people catches on street made me worse. I was too tired but I had to go out! There was this Swedish stylist, I can’t remember her name right now, she is one of my favorites. The moment I saw her I start running when I was about to capture her, I fell! Imagine in 20 seconds I was on foot and running after her again. I took a photo but BAM! One of her feet was not in the shot. I can never use a photo like that. That moment I was devastated.

 

ALL: And what would make you so happy right now?

I told you I had a meeting today remember? It was about a book that we are planning to publish! Making it happen would make me really happy right now. Not in a material way of course, imagine putting all your work in front of you with a good composition.

 

ALL: So you still believe in printed stuff?

Absolutely! I was alive before Internet, I’m aware of the situation today.