MODA Yunus Başaran

MANGO’YLA SERÜVENE ÇIKALIM

Mango Journey’in yeni filminin yıldızı Langley Fox Hemingway.

Mango’nun dijital projesi olan Journeys devam ediyor. Sıradaki kısa filmde sanatçı ve ünlü yazar Hemingway’in torunu Langley Fox Hemingway yer alıyor. Kısa filmde, çozukluğunu Idaho’da geçirmiş ve şimdi Güney Kaliforniya’da yaşayan illüstratör ve model Langley’in New Orleans’a gerçekleştirdiği seyahat, şehrin belli başlı mekanları, cazın ve şehrin kendisi gibi her daim yaşayan kültürü gözümüze çarpıyor. Güzel modelin proje ve kişisel hayatına dair gerçekleşen röportajı için sizleri aşağıya alalım.

 

Mango’nun projelerine seni çeken şey ne oldu? Neyle ilgili olduğunu bize anlatabilir misin? Sizin katkınız ne oldu ?

Mango projesi ilgimi son derecede çekti. Sizi adeta bir yolculuğa çıkarıyor, çok belirgin ve cool bir yere. Benim durumumda New Orleans, ve herşey mekanın kişiliği ve benim kişiliğimle birleşip bir hikaye anlatmalarıyla ilgili. Mango ile bu yolculuğu çıkacağım için çok heyecan duyuyorum. Bakalım neler olacak. Projeye benim de bir katkım oldu ve bu benim kişiliğim ve beni etkileyen öğelerle ile doğrudan bağlantılı

 

Sizi New Orleans’ta en çok ne çekiyor?

Burada özellikle müzik beni etkiliyor. Duyduğuma göre inanılmaz bir caz sahneleri varmış. Ayrıca kültürel ve tarihi kimliği bana çok ilginç geliyor.

 

Mango’nun en sevdiğiniz 3 parçası hangileri? Ve onları nasıl kombinlerdiniz ?

Üzerinde ejderha olan ceket. Onu herşeyle giyebilirsiniz. Bir de bir asker ceket var. O da çok cook bir parça. Muhtemelen kot pantalonla giyerim ya da çok bol pantalonlarla. Çünkü çok eğlenceli bir görünüm yaratıyor. İçine de beyaz t-shirt giyerdim.

 

Sizin için tarz ne anlama geliyor? Kendi tarzını nasıl tanımlardınız?

Tarz kendini ifade etme şeklidir. Ve bence sanatın başka bir şekli olarak görülebilir. İnsanların seni algılamasında da önemli rol oynuyor. Kendinize özel ve eğlenceli birşeyler yapmanızın bir yolu gibi aslında. Benim tarzım erkeksi, hayat dolu ve spontane…

 

Kısa filmde sizin bir görüntünüz Ziggy Stardust’I hatırlattı bize. David Bowie’nin üzerinizdeki etkisi tam olarak nedir?

Bence David Bowie kendi zamanının ötesinde birisiydi. Biraz garip, bir şey yapmaktan korkmayan. Kendi garipliklerini ve eşsizliklerini benimseyen insanları seviyorum. Yaptığı işte o kadar iyi ve güvenliydiki. Ne isterse onu yapıyordu.

 

Kardeşiniz Dree ile kıyafet değiş tokuşu yaparmısınız?

Sürekli onun kıyafetlerini çalmaya çalışırım. New York’ta her zaman onun evinde kalırım ve sürekli bir şeylerini araklarım 😁.

 

Siz bir sanatçısınız. Ne zaman kendinizi sanatınıza adamaya karar verdiniz? Bize lütfen neler yaptığınızı ve nelerden ilham aldığınızı anlatır mısınız?

Çok küçük yaştan beri çizim yapmak istediğimi biliyordum. Moda tasarımı okuluna gittim. Bu da benim tasarlamaktan çok sadece çizim yapmayı sevdiğimi bana öğretti. O zamanlar bana tasarım dünyası çok yorucu gelmişti. Kendi sanatımı yapmak daha çok ilgimi çekmişti. Fotoğraflardan esinlenip bir şeyler çizmeyi seviyorum. Sevdiğim değişik ikonlar, doğa veya hayvanlar bana ilham veriyor. Bence ilham sevdiğiniz herhangi birşeyden veya somutlaştırmak istediğiniz şeylerden geliyor. Ben tüyler ürpetici olmasını çok sevitorum. Bu size değişik bir his veriyor. Galiba içinde hafif hüzün olan şeyleri sevdiğim söylenebilir.

 

Aynı zamanda modellik te yapıyorsunuz. Bunu deneyimlemeye nasıl karar verdiniz? Nasıl keşfedildiniz?

Aslında pek keşfedilmiş olduğum söylenemez. Okulu bitirdiğimde insanlar bana onlar için poz verip vermek istemediğimi sorarlardı. Ve resim çizmekten çok daha fazla para kazanma şansım oluyordu. Bir model olarak kariyerime çok geç başladım. 22 yaşındaydım ve insanlar bana model olup olmak istemediğimi sorarlardı. Ben de bir ajansa gidip beni temsil etmelerini istedi, böylece fotoğraflarım garip internet siteleri tarafından kullanılma ihtimali kalmayacaktı. İlk başlarda çok zordu. Ama zamanla rahat etmeyi öğreniyorsunuz tabii ki.

Pageskin Top Advertisement
Pageskin Left
Pageskin Right