MODA Yunus Başaran

BÜNYAMİN AYDIN İLE NIKE PROJESİ HAKKINDA

Nike Air Max Revolutionairs'e projesine katılan Bünyamin Aydın, detayları anlatıyor. Oylama için son gün 25 Mart.

Ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden, sokak stilinin öncü markalarından Les Benjamins’in kurucusu ve kreatif direktörü Bünyamin Aydın, Nike’ın Air Max’in geleceğini şekillendireceği, tüm dünyadan 12 tasarımcıya yer verdiği Revolutionairs projesine davet edilen ilk ve tek Türk olma gururunu yaşıyor. Nike.com/VoteForward sitesindeki oylama 25 Mart’ta tamamlanıyor. Bünyamin Aydın ile proje ve tasarım hayatı hakkında eğlenceli ve bilgilendirici bir sohbet gerçekleştirdik.

Nike’tan ilk haber geldiğinde tepkiniz ne oldu? Nasıl ulaştılar? Kısaca anlatabilir misiniz?

Nike benimle iletişime geçer geçmez hissettiğim heyecanla kafamda bir şeyler tasarlamaya başladım. Projenin detaylarını öğrendikçe heyecanım ve sevincim de yükseldi. Sonrasında Beaverton, Oregon’daki Nike Dünya Genel Merkezi’ne gidip Nike’in Blue Ribbon Studio’sunda tasarımımı tamamladım. Tutkunu olduğum markayla yan yana gelip sneaker tasarlama hayalimi gerçekleştirdim. Temposu dinmeyen ve heyecanını asla kaybettirmeyen bir deneyim oldu benim için.

Nike Revolutionair projesine neden seçildiğinizi düşünüyorsunuz?

Nike ile uzun zamandır süregelen bir ilişkimiz var. Yaklaşık 2 senedir küçük projelerle birbirimizi tanıyıp, DNA’larımızı ortak bir yönde buluşturmaya başladık. Yani öyle bir anda çıkıp “Gel Bünyamin, biz senin tasarımlarını çok güçlü buluyoruz, 12 Revolutionair’den biri ol” demediler. 2 senenin ilk 1 senesinde hiçbir proje yapmadan sadece birbirimizi tanıdık, marka değerlerimizi nasıl ortak bir yönde birleştirebileceğimizi konuştuk. 1. Senenin sonunda Nike ID’yi tasarladım ve ondan sonrası iplik söküğü gibi geldi ve son olarak 12 tasarımcıdan biri seçildim. Sonuç olarak, beni diğer tasarımcılardan ayıran en önemli özellik ben olmam.

Birçok tasarımcı ikonik Nike Air Max’i temel aldı. Sizin gibi Nike VaporMax kullanan tasarımcılar da var. Neden VaporMax’i tercih ettiniz? Özel bir sebebi var mı?

Aslında tasarımım sokak ve sneaker kültürünün tüm zenginliğini yansıtan, benim de en sevdiğim sneaker olan Air Max 97’yi referans gösteriyor. Kullandığım VaporMax taban ise Air geleneğini geleceğe taşıyor. Hem Air kültürüne saygı gösteren hem de onu yarına taşıyan yeni bir siluet yaratmak istedim ve ortaya bu harman çıktı.

Türk tasarımcıların geleceğini nasıl buluyorsunuz? Sizin Nike Revolutionair’de yer almanız onlara nasıl etki eder sizce?

Türk tasarımcılar genel olarak yurtdışına açılmaya korkuyor ve kendilerini çok kısıtlıyorlar. Ben tüm Türk tasarımcılara sadece Nike ile değil ama bunu başarmış bir Türk olarak hem ilham olduğumu hem de bu kapıyı açtığımı düşünüyorum. Çok güzel gelişmeler olacağına inanıyorum.

Arap dünyasının büyük desteği olduğunu görüyorum. Bunda tasarım dilinizin kültürümüze yakınlığı etkin mi sizce? Tasarladığınız VaporMax’in kültürümüzle çok bağdaştığını düşünüyor musunuz?
Bir tasarımcı olarak en büyük ilham kaynağım Doğu kültürü. Bu kültür benim için Türkiye’den başlıyor ve müthiş bir çeşitlilikle Avustralya’ya kadar zenginleşiyor. Farklı kültürlerin katmanlarını içinde aslında hepimiz ortak duygu ve tutkularla hareket ediyoruz. Sanırım oryantalizm içinde ortaklaşa bulduğumuz renkler ve hareketlilik, tasarımımın Arap dünyasında da büyük beğeni toplamasını sağladı. Bunun dışında her tasarımımda yapmaya çalıştığım gibi bu sneaker, Türkiye’nin sokak kültürünü yansıtıyor.  VaporMax de, bu kültürün yarınına dokunuyor. Tasarımım tamamen kültürümüzün bendeki yansıması olarak ortaya çıktı. Ayrıca eşim de bir Suudlu olması da etkisi olduğunu söyleyebilirim bana daha da çok güç veriyor ve gün geçtikçe kendisinden Arap dünyasını daha iyi tanıyorum.

Takipçilerinize bir mesajınız var mı?

Herkesin desteğini bekliyorum. Bu kişisel bir başarıdan öte tüm Türkiye için çok önemli bir olay. Tasarımım birince seçilirse, seneye Air Max day’de bir Türk tasarımı tüm dünyada satışa sunulacak, hem de üzerinde Türk halı deseni olan. Herkesin Nike.com/VoteForward’a girip oy vermesini bekliyorum! Bunun dışında Nike Air Max’in 30. yılı Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nde yaratılacak “Nike Air Quarters”da kutlanacak. 25 Mart Cumartesi günü düzenlenecek etkinlikte ben küratör olarak yer aldım. Gün boyu sürecek etkinlikte Koşu Kültürü, “Air”in Geleceği, “Glocalization”, Sneaker Kültürü ve Sokak Kültürü  başlıklı konuşmaların yanı sıra Sokak Fotoğrafçılığı atölyeleri düzenlenecek. Çeşitli servislerin de sunulacağı etkinliğe www.nike.com/Istanbul adresinden ücretsiz kayıt olanlar için 25 Mart gününe özel Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi girişleri de ücretsiz olacak.

YAZI YUNUS BAŞARAN