PARFUM Nilay Yalçınkaya

PARFÜM ONUN DÜNYASI

Koku dünyasının gizli sihirbazı Vedat Ozan ile keyifli bir sohbet.

Kokunun sihirli dünyasının kahramanı diyebiliriz Vedat Ozan için. Geçtiğimiz günlerde Beymen Zorlu’da parfüm tasarım atölyesiyle birlikte gerçekleştirdiği etkinlikte kendisini yakaladık ve keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

az-yasli-vedat

Sizi kokuların büyüleyici dünyasına çeken ne oldu?
Çocukluğumdan beri kokulara meraklıydım. Sadece iyi kokular değil, kötü kokuları da hafızama kaydetmişim ki çocukluğumun anıları arasında kokulu olanlar çok fazla. İlerleyen yaşlarda kokunun görünen yüzü olan parfümlerle ilgilenmeye başladım. Dipsiz kuyu gibi bir konu bu. Sonuçta dış dünyayla iletişim kurduğumuz beş temel duyumuzdan birinden söz ediyoruz koku dediğimizde. Dolayısıyla bilgi toplandıkça toplandı ve bu arada da hatırı sayılır bir süre geçti. Parfüm tasarlayabilir hale geldiğimde bu kez de parfümlerle verilen kokulu mesajın karşı tarafça nasıl algılandığı ilgimi çekmeye başladı. Biliyorsunuz, devamında da önce Açık Radyo’da program, sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’ndeki görevim ve en son da iki cildi Everest Yayınları’ndan yeni yayınlanmış olan dört ciltlik Kokular Kitabı projesi geldi.

Kokuların daha derinine nasıl indiniz?
Öncelikle çok okumak, araştırmak ve eğer parfüm tasarımını öğrenmek söz konusuysa çok çalışmak ve çok denemek gerekiyor. Net söyleyebileceğim şu: Yılmadan ve sabırla, geçen vakti artı bir değer olarak düşünerek yol almak şart. Ne yazık ki dilimizde kaynak sayısı yok denecek kadar az, bu nedenle gereklerden biri de okuduğunu anlayabilecek kadar yabancı dil bilmek diyebilirim.

Kokuya dair hatırladığınız ilk anınız nedir?
İlk anım -veya en kuvvetli ilk anım- aslında pek hoş değil. Küçükken süt içmeyi sevmezdim. Onunla ilgil anılarım var. Düşünün, ben masanın altına saklanmışım, peşimde kan ter içinde elinde süt bardağı koşturan, masanın altına girmeye çalışan biri falan… Dolayısıyla ılık süt kokusu “yapmak istemediğini yapmaya zorlanmanın” kokusu olarak etiketlenmiş bir kokudur benim için. Hala da soğuk süt tüketebilirim ama ılık veya sıcak süt içmekte zorlanırım.

all-magazine-vedat-ozan

Size bu kitaplarınızı yazmak için neler ilham verdi?
Söylemiştim, süreç içinde oluşan bir birikim var bilgi anlamında. Bu birikimi de oluştururken zorluk yaşadım. Bilgi edinilebilecek kaynaklar kısıtlı, var olanlar da Türkçe değil. Dolayısıyla Türkçe kaynak sıkıntısının çözümüne bir nebze olsun katkıda bulunabilmek amacıyla yola çıktım diyebilirim. Temel prensibim üzerine çok konuşulmayan bir konuda bilgi aktarımının sıkıcı değil, bilakis kolay okunan bir şekilde olması gerektiğiydi. Gelen tepkilere baktığımda sanırım bu amacıma ulaşmışım. Konuyu hiç bilmeyenler bile güle oynaya okuyabiliyor kitapları.

Kendimizi çin ideal kokuyu nasıl seçebiliriz?
Herkesin mükemmeli farklı ve herkes ideal olanın tanımını duymak istese de maalesef evrensel bir ideal koku yok. Siz kendinizi hangi kokuyla rahat ve güvenli hissediyorsanız, sizin idealiniz de odur ve bir başkasına uymayabilir. Sonuçta tıpkı giysiler gibi parfümleri de kim olduğumuzu değil kim olmak istediğimizi yansıtabilmek için kullanıyoruz. Dolayısıyla parfüm kullanımı aslında bir mesajdır ve herkesin aynı mesajı vermesini de bekleyemeyiz.

Parfümlerdeki hangi içerikler sizi etkiler?
Kişisel olarak daha hayvansal ve tatlı kokulardan hoşlandığımı söyleyebilirim. Yani mesela misk ve civet üzerine oturtulmuş bir vanilya ve yanık şeker, eğer ki buna paçuli gibi topraksı notalar da eklenmişse beni etkileyen bir profil oluşturuyor diyebilirim.

Sizin en sevdiğiniz 4 parfüm hangisi? Neden?
Önce bir şeyin altını çizmem, sonra cevaplamam lazım bu soruyu: Koku tercihlerimizi kişisel geçmişlerimiz ve içinde yer aldığımı kültürün kodları belirliyor. Bu anlamda her bir “favori” beyanı son derece öznel bir beyandır. Bunun altını çizerek başlıyor ve aklıma ilk gelen dördünü sıralıyorum: 1 Chanel Antaeus. Sanırım ilk satın aldığım yabancı parfüm buydu. 2 Bogue Maai. Niş parfümler kulvarından nadir bir örnek. 1920-1930 yılları arası revaçta olan aldehidik parfümlerin tüm derinliğini hissediyorum bunu koklarken. 3 Yves Saint Laurent Kouros. 4 Thierry Mugler Angel. Parfümün kadını erkeği yoktur, kokunun cinsiyetini etiketi değil taşıyan belirler yaklaşımına en bariz örnek bu parfüm. Uzun süre kullandım, kimse de “Kadın kokusu bu ya??” demedi.

Kış ayları için hangi notaları içeren parfümleri kullanmak daha etkili ve uygundur
Genel yaklaşım taze ve şeffaf kokuların yaz aylarında, tam karşıtlarının, yani oryantal veya baharatı fazlaca olanların da kış aylarında kullanılması. Ancak bu olmazsa olmaz bir koşul değil. Siz neyi kullandığınızda mutlu oluyorsanız, mevsim bir parametre olmaksızın kullanacağınız parfüm o olmalı.

Rahatlamak ve dinlenmek istediğiniz anlarda hangi kokulardan yardım alırsınız?
Kokulu mum çok kullanıyorum. Hem evde hem atölyemde bir şeyler okurken veya müzik dinlerken. Lavanta, portakal, amber, karanfil v.s arasında özel bir seçimim yok diyeceğim ama vanilya kokusunun mum sıcaklığıyla ortama yayılmasından farklı bir etkileşim aldığımı red edemem.

Şimdilerde niş parfüm anlayışı çok biliniyor ve insanlar artık kendilerine özel, farklı koku arayışı içine giriyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ana akım parfümler birbirlerine benzeşerek kendi bindikleri dalı kuvvetle sallamaya başladılar. Hoş değil tabi böyle uniform bir parfüm kullanımı içine dahil olmak. Neden ben yanımdaki gibi kokmak isteyeyim? Çeşitliliği arayanların sorularına cevap da niş parfümlerle geldi. Kokunun kendisini odak alan bir anlayışla üretilen niş parfümlerle pazarı odak alan ana akımlar arasında koku anlamında bariz farklar var. Demek ki bir işin yola çıkış felsefesi, o iş sonucunda oluşan nihai ürünü de belirleyebiliyor. Bu arada hep yabancı örnekler verirken yerli niş parfüm örneklerini de unutmamak lazım. Pekji ve Nişhane bu alanda ilgi görmeyi ve denenmeyi hak ediyorlar.