Genel Debora Zakuto

YAKIŞIKLI BİR ADALET SAVAŞÇISI

Günümüz iletişim uzmanlarına göre, biri internette sizi araştırdığında edineceği ilk intibanın mümkün olduğunca gerçeğe yakın olması çok önemli. Belki sert bakışlarından belki de ses tonundan olsa gerek, Onur Tuna’yı tanımadan önce onun geleneksel biri olduğunu düşünebilirsiniz. Asmalımescit’te fotoğraf çekimi ve röportaj için buluştuğumuzda bu intibanın ne kadar hatalı olduğu anladım. Karşımızda siyah deri ceketi, siyah şapkası, siyah halka küpesi ve gülen yüzüyle gayet trendy biri duruyordu. Skinny modellerden hoşlanmayan, giyinirken rahatlığa önem verdiğini söyleyen biri için fazlasıyla stil sahibiydi. Günlerden pazartesiydi ve buluşma saati sabah 10.00 olmasına rağmen, herkesten önce mekana gelmiş, kahvesini yudumlarken bulduk onu. Sonradan öğrendim ki, en önem verdiği konulardan biri disiplinmiş ve asla bir randevusuna geç kalmazmış. Günümüzde zor bulunan bir karakter özelliği değil mi!?

_EMR1040

Filinta’nın senaryosunu ilk kez okuduğunda neler düşündün? “Mutlaka bu işin içinde olmalıyım,” mı dedin yoksa çekindin mi?
Menajerim senaryoyu getirdiğinde, o sıralar değerlendirdiğim başka projeler de vardı. Ama bu, kronolojik olarak çok doğru şekilde yazılmış, ciddi anlamda iyi bir senaryoydu. Bağlamlar ve katmanlar birbirini çok iyi tutuyordu. Okuduğumda çok heyecanlandım. Aynı zamanda da Türkiye’de nasıl çekilecek diye düşündüm. Çünkü ülkemizde bunun gibi büyük prodüsyonların hepsi başarısızlıkla sonuçlanmıştı.

Tarihe özel bir ilgin var mıydı?
Herkes kadar diyebilirim. Dönem dizisi çekmek, yani bir dönemin ruhunu yaşatarak o zamanın kostümleriyle, bu kadar büyük bir platoda, reel bir ortamda iş ortaya koymak çok keyifli. Bu işe meslek olarak bakıyorum; ben oyuncuyum ve yapmam gereken şey, bana verilen karakteri en iyi şekilde ortaya çıkarıp insanları ikna etmek.

_EMR1221

Yüksek yapılardan atılıyorsun, suyun içine düşüyorsun… Bunlar ciddi efor gerektiren sahneler. Hatta bu aksiyon sahnelerinin birinde sakatlanmışsın sanırım…
Aslında antrenman sırasında sakatlandım. Spider Man 2, Titanic, Er Ryan’ı Kurtarmak, The Legend of Zorro gibi filmlerin aksiyon şefi Dusan Hyska’yla beraber yedi ay boyunca günde iki antrenman yaparak çalıştım. Kılıç ve silah kullanmayı, dövüş sanatlarını öğrendim.

All_OnurTuna_37124

Bu yıl 30 yaşına girdin. Hayatının nasıl bir döneminde hissediyorsun?
Eskiden biri 30 yaşında olduğunu söylediğinde koca adam gibi gelirdi. Şimdi 30 yaşımdayım ve açıkçası kendimde değişen bir şey görmüyorum. Hala aynı kişiyim. 2004 yılında üniversitedeyken arkadaşlarımla çektiğim videolara bakıyorum; kahkaham aynı, tavırlarım aynı… 30 yaşın vermiş olduğu bir olgunluk mutlaka var, zaman aktığı için gelişiyorsun. Ama sonuçta aynısın. Kişilik üç yaşına kadar oluşuyor zaten. O zamana kadar ne öğrenirsen…

All_OnurTuna_37222

Yalnızlığı seviyor musun peki?
Evet yalnız kalmayı seviyorum. Yalnızlığın o depresif tarafından da hoşlanıyorum. Evde bütün gün yalnız başıma oturup müzik dinleyip öyle duvara bakabilirim. Bu beni rahatsız etmez.

“İnsan bir yaştan sonra her şeyi aşk zannetmiyor,” demişsin. Bu biraz kötümser bir bakış açısı değil mi? 30 yaşından sonra aşık olmak zor mu yani?
Bazı insanlar vardır, sürekli aşk ararlar ama her seferinde de yaşadıkları şeyin aşk olmadığını anlarlar. Tabii ki herkes istediğini yaşayabilir ama ben aşktan, yani birini kokladığında gözlerini yaşartan gerçek aşktan söz ediyorum. Vaktini onunla geçirmekten hiç sıkılmadığın, yarını düşündüğünde tekrar yanında olmasını istediğin, hiçbir taktiğin yer almadığı, “çok iyi biri, bu sefer olacak galiba”ların olmadığı, sorgusuz sualsiz, beyninde takıntı haline getirdiğin kişiden bahsediyorum. Bunun olması kolay bir şey değil. Bu kişinin kendisiyle ilgili bir durum. Buna hazır olmalısın. Ama sürekli hazır olanlar da var (gülüyor). Birbirlerine bir hafta sonra “Aşkım, bebeğim, sensiz yapamam, sen olmasan ben ne yaparım,” demeye başlıyorlar. Bunlar bana inandırıcı gelmiyor. Zaten iki hafta sonra birbirlerinin boğazını kesecek hale geliyorlar.

Pageskin Top Advertisement
Pageskin Left
Pageskin Right