Genel Nilay Yalçınkaya

KLASİĞE YENİ YORUM

Beyaz gömleğe basamak atlatan Bil’s, geceye gündüze, ofise sokağa yeni tasarımlar kazandırmaya devam ediyor. Son işbirliğini sanatçı Halil Altındere ve Pilot Sanat Galerisi Direktörü Azra Tüzünoğlu ile yapan Bil’s, daha önce İnci Eviner, Leyla Gediz, Meriç Algün, Haluk Akakçe, Alev Ebüzziya, Banu Cennetoğlu ve Nazif Topçuoğlu gibi önemli sanatçılarla çalışmıştı. Beyaz gömlek koleksiyonu ile konsept bir marka olan Bil’s için Altındere&Tüzünoğlu, istenmeyen lekeleri, ürettikleri gömleklerin parçası haline getirdiler. İkiliyle yaratıcı tasarımları 'Ruj Lekesi' ve 'Mavi Kan'ı konuştuk.

kapak

Bil’s ile işbirliğiniz nasıl başladı?

Azra: Bil’s, hem gömleklerini giymekten çok hoşlandığımız bir marka, hem de sanata verdiği destekle gönlümüzü kazanan bir kurum. Selman Bilal, sanatı ve sanatçıyı yakından takip eden, vizyoner biri. Uzun zamandır tanışık olmamıza karşın, geçtiğimiz yıl sonunda, Halil’in solo sergisine dek böyle bir işbirliği konusunda konuşmamıştık. Geçen yıl sonunda sohbet ederken, bazı fikirler filizlenmeye başladı ve sonrasında bir işbirliği yapmaya karar verdik. Ben tasarımcı değilim ama konuşmalar zamanla ilerledi ortaya bu tasarımlar çıktı.

Halil: Aralık 2014’te Co-Pilot’taki solo sergimi hazırlarken, yıllardır kişilere özel yaptığım tişört ve çanta gibi işlerin bir uzantısı olarak iki fikrim vardı. Bunu galeri ekibi ile paylaştığımda, sergiye paralel yapılacak bir prodüksiyonun güzel bir sürpriz olacağını söylediler. Markanın geçmişte de sanatçılarla yaptığı ve limited edition olarak üretilen gömlek işbirlikleri vardı. Bunun üzerine gömlek üzerine uygulanabilecek iki fikrimi paylaşmak için bir araya geldik. Bil’s ekibi ile bir tanesine karar verdik. ‘Mavi Kan’ gömleği böyle hayata geçti.

azras

Tasarımları yaparken odak noktanız neydi? Bu tasarımlara ilhamı ne verdi?

Azra: Tasarım çoklukla bir ihtiyaçtan doğuyor ve bir şakayla şekilleniyor. Sonuçta ne benim ne de Halil’in işi tasarım yapmak olmadığından bu alanda kendimizi oldukça özgür ve rahat hissediyoruz. İlham değil ama gömleklerin çıkış noktası beyaz gömleğin kendisiydi. O beyazlığı biraz kirletmek istedik. Gün içinde kabusunuz olabilecek bir leke, gömleğinizin parçasıysa, bunu kafanıza takmanıza gerek olmaz. Ruj lekesi, aslında kadınların da erkeklerin de kabusu olabilecek, ilişkinizi bitirebilecek bir leke. Oysa, siz onu gömleğin parçası haline getirdiğinizde, tanımadığınız insanlarla bir diyalog başlatabilecek, sempatik bir unsura dönüşüyor. Ve bir şekilde, kazalara karşı koruyucu da oluyor..

Halil: Benim için bu tür tişört ve gömlekleri yaratırken önemli olan, gündelik hayatın içerisinde her an başınıza gelebilecek bir durumu canlandırabilmek ve o sıradanlık gerçekten o an olmuş etkisi yaratmak. Özellikle düşünülmüş, çizilmiş, tasarlanmış, söylenmiş şeyleri değil de, gündelik hayat içinde tüm doğallığıyla gerçekleşen olayları o tişört ve gömleklerin üzerine taşıyabilmek. Akan dolmakalem, bütün beyaz yakalıların korkulu rüyası olması bakımından beni cezbeden bir kabus anıydı.

halils

Beyaz gömleğin en iyi tamamlayacı parçaları sizce neler?

Azra: Beyaz gömlek epey kurtarıcı bir parça aslında. Gündüz de gece de her şeyle giyilir. Gündüz beyaz bir gömleği jean ile giyebilir, gece uzun ipek bir eteği, gömlekle tamamlayabilirsiniz. Bir haute couture defilesinde veya Oscar töreninde beyaz gömlekle karşılaşmak mümkün. Nasıl giyinmek istediğiniz tamamen kişiliğiniz ve yaratıcılığınızla ilgili.

Halil: 2002 yılında Nişantaşı’nda ilk defa bir vitrinde askılarda sadece beyaz gömlekler olduğunu görümüştüm. Bülent Erkmen’in Bil’s için tasarladığı bir vitrindi. Çok merak edip içeri girdiğimde, sadece beyaz gömlek satıldığını öğrendim ve çok etkilendiğimi hatırlıyorum. Hem konsept hem de strateji anlamında bilindik bir hamle değildi, dünyada da bir ilk olabilir. “Nasılsa beyaz gömlek, neden bu kadar fazla var?,” sorusunu sorduğumda, “Evet ama beyazın bütün tonları var,” cevabını almıştım. Çok zekiceydi. Beyaz gömleğin gündelik hayat içerisinde farklı kullanım alanları var. Beyaz yakalılar tanımının çıkış noktası olmasının yanı sıra artık hem gündüz hem gece giyilebilen, beraber kullandığınız kıyafetlerle birlikte daha şık veya daha spor hale gelebilen, ve en önemlisi demokratik bir parça. Sınıfsal ayrımları ortadan kaldıran bir yanı var.