BU AY DERGİDE Nilay Yalçınkaya

GUZI IS BACK!

Güzide Duran Aksoy ismi konuşuluyor ofiste... Hooop, kısa bir hayat hikayesi dönüyor kafamda. Amerika’da değil miydi o? E, yazları geliyordur herhalde. Tabii çocuklarının okulu için gitmedi mi? Yok, kocasının işi orada olduğu için gitti. Hakikaten ne için gitmişti? Sıkıldığı için mi bırakmıştı podyumları? Özel defilelere de mi çıkmıyor? Ne yapıyor peki? Kafamdan geçen soruların sonu gelmedi... Yazı: Sinem Gürleyük

15_07_2015_all_guzide_duran 30109

Yeni bir kariyer
Çekim günü geldi çattı. Röportajdan önce yanına tanışmaya gittim. Uzaktan gördüğümde zihnim yine hiç durmadan onunla ilgili fikir üretmeye, sorular yağdırmaya devam ediyordu. O nasıl bir güzellik! O nasıl bir fizik! O nasıl bir formda olmak! Bu kadın mı iki çocuk doğurdu? İnanmam! Kıskançlık diz boyu anlayacağınız… Tanışma merasiminin ardından çekimden önce bir kahveyle sohbete başlıyoruz, tüm ekip. Güzide Duran Aksoy’la ilgili kusura bakmayın dedikodu veremeyeceğim. Aksine klişelerden bahsedeceğim ama klişe derken onun samimiyetine haksızlık mı ediyorum acaba diye düşünmeden geçemiyorum. Çok gerçek, samimi, arınmış, egosuz, kaprissiz, mutlu, memnun. Hayatında var olanı da olmayanı da sahiplenmiş, kabullenmiş. Hayatta kimseye kıskanacak, kimsenin mutluluğuna göz dikecek ya da hırslarıyla etrafına kötülük saçacak bir karakteri yok. Düşüncelerimi ona da söylüyorum. “Hep böyle miydiniz siz?” diyorum, gülümsüyor; “Hiçbir zaman hırslarım olmadı. Ego konusunda da mütevazılık yapmamalıyım sanırım. Evet, evet yapmayacağım. Benim kimseyle bir alıp veremediğim yok, egodan, hırslardan uzakta bir hayat sürüyorum. Şükrediyorum ve mutluyum,” diyor.

15_07_2015_all_guzide_duran 29855

Podyumu niye bıraktı?
Elbette dönüp dolaşıp, konu podyuma geliyor. Hayatının dönüm noktası olarak gördüğü ‘Best Model’ tacını giymenin ona kazandırdığı çok şey var elbette. Kendisinin bile bir zamanlar “Benim hayatım kül kedisi masalı gibi,” dediğini düşünürsek, kariyerinde bu kadar başarılı bir kadının işini niye bıraktığını sorgulamadan duramıyorum. Vücudu deforme olmamış. Kilo almamış, başka bir problemi yok. “Bunaldınız mı?” diye soruyorum; “Kızım doğduğunda her anne gibi tek isteğim ona olabildiğince vakit ayırmak oldu, onu ben büyütmek istedim. Buna imkanım varken, işlere zaman ayırmak istemedim. Ayrıca evlenmeden önce zaten iş hayatımda çok çok yoğun bir dönem geçirmiştim ve biraz ara vermeye ihtiyacım vardı. Eşimin izin vermediği söylendi, yazıldı, çizildi bir ara. Bu ona da bana da büyük haksızlık. Niye izin vermesin? Biz tanıştığımızda bu işi yapıyordum ben,” diyor. Podyumu bıraktığını ama özel bir proje olduğu zaman ara sıra iş yapmanın onu iyi hissettirdiği her halinden belli. Kendini iyi hissettiren hiçbir şeyden tamamen kopacak bir kadın değil zaten Güzide. Kararında yaşamayı seviyor. Ya hep ya hiç diyecek yapısı yok. Keşkelerle de arası iyi değil. Geçmişi, geçmişte bırakabilenlerden. Olanı, muhafaza etmek onun yaşam biçimi.

15_07_2015_all_guzide_duran 29178_bw

“Hayat yeniden şekilleniyor”
Evet, şimdi size bir klişeden daha bahsedeceğim, Güzide’nin kızı Selin, oğlu Emir ve eşi Adnan Aksoy’dan bahsederken yüzüne bir rahatlama, gözlerine, dudaklarına bir gülümseme geliyor. Evet, tamam herkesin gelebilir ama o boyut değiştiriyor. Dünya üzerinde ne kadar başka şey varsa kenara itiyor. Belli ki fedakar bir anne. Dört senelik üniversite eğitimini onlar için aldığı gibi çok korktuğu kayağı yapıp, üzerine snowboard’u bile denemiş. Eskiden uykusunu hiçbir şey için bölmezken, şimdi beyninin hiç durmadığını, kolay uykuya dalma serüveninin sonlandığını söylüyor. “Çocuklar büyüdükçe hayat bambaşka şekilleniyor sanırım,” diyorum, “Ya çok enteresan, hamile kalıyorsun, çocuklar hakkında kitaplar okuyup, öğrenmeye çalışıyorsun. Hatta onlar geliştikçe o dönemlerini daha iyi anlamak için okumaya, araştırmaya devam ediyorsun. Ama farkında olmadan bir bakıyorsun ki çocukların hayatı şekillenirken sizin de hayatınız şekilleniyor. Onlar büyüdükçe hayatta ne önemli ne değil daha iyi anlıyorsunuz. Sizi sanki dünyadan koparıyorlar ve duygu dünyanız zenginleşiyor. Hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Ne özel hayatınız, ne sosyal hayatınız, ne de hayata bakışınız aynı kalmıyor,” diyor. Biraz kuralcı bir anne olduğunu anlatmaya başlıyor sonra. Her çocuğun düzen ve disiplinle büyümesi gerektiğine çünkü bunun onlara iyi geleceğine inanıyor. Fakat altını kalın kalın çiziyor, sevgisiz ve sevimsiz bir disiplinden bahsetmediğinin…

Pageskin Top
Pageskin Left
Pageskin Right